Habertürk, kimin yazdığı belirsiz hakem tribünü adlı köşeden hocamızı ve başkanımızı haksız duruma düşürmeye çalışıyor.
BURSASPOR’UN BAŞARISINI GÖLGELEYENLER
Ve Sayın Ertuğrul Sağlam, Bursaspor-Fenerbahçe maçında yaptıklarınızla ayrı bir paragrafı hak ettiniz. Hakemin oyun alanının herhangi bir yerinde verdiği her karardan sonra mutlaka el kol hareketleriyle itiraz ettiniz. El kol hareketlerinizin tamamı tribünleri tahrik etmeye yönelikti. Özünde niyetinizin bu olmadığını, belki de tribünleri heyecanlandırmak olduğunu düşünüyorum, ama, varacağı noktayı görebilmeniz gerekirdi. Dolaylı bir niyet bozukluğu var. Böyle bir teknik direktörlük anlayışı yok. Sizin o sahadaki en aklı selim kişilerden birisi olmanız gerekiyor. Kaldı ki sürekli el kol işaretleriyle protesto ettiğiniz hakem ekibi bence son yılların en iyi hakem performansını sergilediler. Her ne kadar bence desem de bu, görmek istemeyen birkaç gözün dışında herkesin yorumudur.
Hakem Cüneyt Çakır, çok zor bir müsabakayı mükemmel yönetti. Deniz’in eline çarpan top kesinlikle penaltı değil. Ele çarpmanın tipik örneğidir. Bunun aksini size kim söylüyorsa bilin ki dostunuz değildir. . Benzer pozisyonda Antalya-Beşiktaş maçında penaltı veren Özgüç Türkalp hatalıydı, dinlenmeye alındı.
Siz, bütün maç tribünleri tahrik ettiniz, neredeyse sahaya indirecektiniz, peki ne oldu Sayın Sağlam. Şans ya da şanssızlık takımınız mükemmel oynadığı maçta bir gol yedi elendi. Turu hak etmiştiniz ama futbol bu. Kazanmayı da kaybetmeyi de bilmelisiniz. Yapılan gergin hareketler verilen gergin demeçler maç sonrası olayları yarattı. Taraftarlar olaylar çıkardı, 30 kişi yaralandı. Sahaya atılan koltuklardan ve yabancı maddelerden dolayı Bursaspor’un sahası bir maç kapandı. Heyecanına yenik düşen başkan talihsiz açıklamaları yüzünden 15 gün ceza aldı. Kendini bilmez bir yönetici ve müdür hakemlere saldırmaya kalktığı için 180 er gün ceza aldı.
Peki ne zaman oldu bütün bunlar ? Bursaspor’un muhteşem oynayıp lig liderini 3 golle yendiği bir maçtan sonra. Elenmiş olabilirsiniz ama bu sizin mükemmel futbolunuzu, galibiyetini gölgelemez. Fakat siz sebep olduğunuz tabloyla kendi galibiyetinizi gölgelediniz.
Sayın İbrahim Yazıcı, sizi tanımam ama demecinizi okudum. Konuyu gerekirse FIFA’ya UEFA’ya taşıyacağım, hakkımızı yedirmeyeceğim diyorsunuz. Size tavsiyem kendinize güldürmeyin. Bunlar klişeleşmiş ama aslı astarı olmayan şehir efsaneleridir. Ne FIFA ne UEFA hiçbir ülkedeki fauldü, eldi, taçı yanlış verdi gibi şeylerle ilgilenmez. Futbol sahada oynanır. Siz de çıkıp aslanlar gibi oynadınız ama kaybetmeyi beceremediniz.
Ve Sayın Ertuğrul Sağlam, kapanışı sizle yapalım. Diyorsunuz ya; ‘İstanbul’da Hüseyin Göçek, Bursa’da Cüneyt Çakır bizi yaktı. Vicdanları rahat uyuyabiliyorlar mı ?’ diye, şimdi ben de size soruyorum.
Maç boyunca yaptığınız el kol hareketleri, hakemlere itirazlarla başta kendi yöneticileriniz tüm tribünleri tahrik ettiniz ve önümüze az önce ortaya koyduğumuz ceza tablosu çıktı.
Sizin vicdanınız rahat mı?
Maç sonrası alnının teriyle, başarıyla maç yönetmiş hakemlere kendini bilmez insanlar saldırdı, arabalarını tekmelediler. Belki arabadan çıkartabilseler linç edeceklerdi. Olaylar vahim boyutlara ulaştı.
Yarattığınız bu sportmenlik dışı ortamdan hoşnut musunuz ? Vicdanınız rahat mı?
